facebook'a ekle twitter'a ekle myspace'e ekle friendfeed'e ekle google bookmark'a ekle msn ekle rss abone ol

Mesleki Kuramlar ve Pdr

Meslekî psikolojik danisma ve rehberlik, 1900’lü yillardan itibaren gelisen sistemli ve profesyonel bir yardim süreci olup, bu hizmetten ne yazik ki ülkemizdeki diger tüm mesleklerde oldugu gibi ögretmenlik meslegi için de yeterince yararlanilmamaktadir. Halbuki meslekî psikolojik danisma ve rehberlik hizmetlerinin ilk götürülmesi gereken ögretmenliktir. Çünkü diger tüm mensuplari ögretmenlerin elinde yetismektedir. Meslekî rehberlik hizmetlerini, psikolojik yardim görmüs ögretmen, yetistirecegi bireylere sunabilir. Bu nedenle; diger mesleklere atanacak olan kisilerin isabetli seçebilmeleri, öncelikle onlari yetistiren ögretmenlere bu hizmetin yeterince götürülmüs olmasina baglidir.

Ögretmenlik meslegi için genel olarak yapilacak meslekî psikolojik danisma ve rehberlik hizmetlerini, iki ana baslikta toplamak mümkündür. Bunlardan birisi hizmet öncesinde digeri ise ögretmenlik meslegine girdikten sonra yapilacak olan yardimlardir.

I. Hizmet Öncesi Meslekî Psikolojik Danisma ve Rehberlik

Hizmet öncesinde yapilacak olan meslekî psikolojik danisma ve rehberlik hizmetleri gelisimsel, , karar vermeye yardim, ve sosyal ögrenme teorileri çerçevesinde olmak üzere bes baslik altinda ele alinacaktir.

1. Gelisimsel Meslekî Psikolojik Danisma ve Rehberlik:

Bu yaklasim, Ginzberg(1) ve Super(2, 3)’in meslekî gelisim kuramlarinin uygulanmasiyla ilgilidir. Gelisimin evrelerden meydana geldigini ileri süren bu teorilere göre; her bir gelisim evresinin kendine özgü gelisim görevleri mevcuttur. Ögretmen olacak bireylerin bu gelisim görevlerini geç kalmadan yerine getirebilmeleri için, aile egitiminden baslayarak, ilkögretim ve orta ögretim siralarinda gerekli tüm çalismalar yapilmalidir. Ögrencilerin bu görevleri yerine getirmeleri ile ilgili olarak onlara yardimci olmak, ögretmenler için güç bir istir. Çünkü ilkögretim ve orta ögretime gelmis olan çocuklar, daha önceki gelisim yillarinda yeterli meslekî olgunluga ulasmamis olabilirler. Bu nedenle ögretmenler, ögrencilerinin ulastiklari meslekî olgunluk düzeylerini tespit ederek bulunduklari düzeyden yardima baslamalari gerekmektedir.

Super ve Overstreet(4) meslek seçimine iliskin gelisim görevlerini belirlemislerdir. Bu görevler Türkçe’ye de çevrilmistir(5). Ayrica meslekî olgunluk düzeyini belirleyecek ölçekde gelistirilmistir(6). Geriye bunlari kullanarak ögrencilere gelisimleri sirasinda yardimci olmak kaliyor.

Super’in yaklasiminin odagini olusturan öz kavraminin saglikli olusumu da, bireyin gelisimi sirasinda önemle üzerinde durulmasi gereken bir diger unsurdur. Öz kavraminin dogru ya da yanlis olusumunu belirleyerek kendilerini degerlendirmelerine firsat vermek amaciyla Kuzgun tarafindan “Kendini Degerlendirme Envanteri”(7) ve “Akademik Benlik Kavrami Ölçegi”(8) isimlerinde iki ölçek gelistirilmistir. Ögrencilerin kendilerini dogru algilamalari konusunda bu ölçeklerden yararlanilabilir.

Küçük yaslardan itibaren meslege yönlendirmenin önemi, ögretmenlik meslegi için dikkate deger bir konudur. Çünkü usta-çirak iliskisini gerekli kilan mesleklerde oldugu gibi, ögretmenlikte de bazi temel becerilerin küçük yaslarda kazandirilmasi gerekmektedir. Bu becerilerden bazilari baskalarinin davranislarini pekistirebilme, farkli yas gruplariyla iyi iliskiler kurabilme, okuma-yazma… becerileridir. Bu becerilerle birlikte ideal ögretmenligin gerektirdigi; ögretmenlik sevgisi, çocuk sevgisine adanmislik… gibi ögretmenlik tutum ve davranislari da küçük yaslarda gelistirilebilmektedir. Tüm bu sebeplerden ötürü üniversitelerdeki ögretmen yetistiren okullara ögrencileri, daha erken yaslardan itibaren hazirlamalidir. Bu amaçla ögretmen liselerine yeniden islerlik kazandirilmali, ögretmenlik meslegi için gerekli olan tutum ve davranislar bu liselerde kazandirilmalidir. Daha sonra egitim fakültelerine ve diger ögretmen yetistiren kurumlara bu liselerden eleman saglanmalidir.

2. Tipoloji Teorisine Göre Meslekî Psikolojik Danisma ve Rehberlik:

Holland’in(9) (1985) tipoloji kuramina göre insanlar, kisilik özellikleri bakimindan 6 grupta toplanabilir. Her bir kisilik tipine sahip birey, ayni tipe uygun çevresel model içerisinde kendini gelistirip mutlu olabilmektedir. O hâlde ögretmenlik mesleginin çevresel modeline uygun kisilik tipine giren bireyler seçilip, bu kisiler ögretmen yetistiren kurumlara yerlestirilmelidir. Aksi hâlde farkli kisilik tiplerine mensup bireyler ögretmen olmakta, bunun sonucunda da hem ögretmenlik meslegi zarar görmekte hem de bu kisiler, kisiligine uygun olmayan bir çevrede huzursuzluk, stres ve uyumsuzluk içerisine düserek mutsuz olmaktadirlar.

Holland kisilik tiplerini belirlemek için 2 ölçme araci gelistirmistir. Bunlar Meslekî Tercih Envanteri ile Kendini Arastirma Ölçegidir. Kisilik örüntüsü psikolojik bakimdan ayrismis olanlarin kisilik tiplerini belirlemek kolaydir, ancak bazi bireylerin kisilik tiplerini belirlemek kolay bir is degildir. Kisilik tipini belirleme isleminde hem gelistirilen testlerden hem de gözlem, otobiyografi, kimdir bu, anket ve görüsme gibi test disi ölçme tekniklerinden de yararlanilabilir.

Ögretmenlik mesleginin sundugu çevresel modelin gerçekçi, aydin, sanatçi, sosyal, girisimci ve gelenekçi çevrelerden hangisi ya da hangilerine uygun oldugunu belirlemek için de birçok yöntem ve tekniklere basvurulabilir. Ögretmenlik mesleginde mutlu ve basarili olmus olan ögretmenlerin kisilik tiplerini belirleyerek, belirlenmis olan bu kisilik tiplerinin ortak yanlarindan hareketle de ögretmenlik mesleginin sundugu çevre tahmin edilebilir. Ögretmenlik meslegini içeriginde gösteren egitim sendikalarinin ve ögretmen derneklerinin bu görevlerini acilen yapmalari gerekmektedir. Meslek seçme asamasina gelmis olan bireyler, az-çok kisilik tipleri hakkinda tahmin yürütebilmektedir. Bu tahminlerinin dogruluk orani, okullarda onlara sunulan rehberlik hizmetleri yoluyla da artirilabilmektedir. Ögretmenlik mesleginin ögretmenlere sunacagi çevrenin belirlenmesiyle de meslek seçecek olan bireylere, bu meslegin tiplerine uyup uymadigina karar vermeleri kaliyor. Karar verme isi de ne okul psikolojik danismaninin, ne de ögretmenlerin isi olmayip, bizzat sonuçtaki sorumlulugu üstlenecek olan ögrencinin isidir. Bu ayni zamanda demokratik anlayisinda bir geregidir. Ancak bu konu genellikle yanlis anlasilmistir. Gerekli rehberlik yapildiktan sonra karar, meslek seçecek olana birakilmalidir. Yeterli düzeyde rehberlik yapilmadan ister karari ögrencinin kendisi versin, isterse onun yerine yetiskinler versin, her iki sekilde de verilmis olan karar zararli sonuçlar dogurabilmektedir.

3. Özellik-Faktör Kuramina Göre Meslekî Psikolojik Danisma ve Rehberlik:

Williamson, Paterson ve Darley (1950)(10) tarafindan gelistirilen ve Parsons’un 1908’de kurdugu meslekî büroda yapilan çalismalara dayanan özellik-faktör teorisine göre, meslek alanlarina uygun elemanlar yerlestirme gibi acil bir soruna çözüm bulmak için üç tür çalisma yapilmaktadir. Bunlar:

1. Bireyin özelliklerinin taninmasi

2. Meslegin gerektirdigi özelliklerin taninmasi

3. Bireyin özellikleri ile meslegin özelliklerinin karsilastirilip eslestirilerek uygun seçimlerin yapilip, isabetli kararlarin verilmesidir.

Ögretmenlik meslegini seçecek olan bireylerin önce yetenek, ilgi, deger ve kisilik özelliklerinin test ve test disi tekniklerle belirlenmesi gerekiyor. Sonra ögretmenlik mesleginin gerektirdigi ilgi, yetenek, deger ve diger kisisel özelliklerin belirlenmesi gerekiyor. Bireyden ve ögretmenlik mesleginden elde edilen bu bilgiler karsilastirildiginda; kisilik özellikleriyle meslegin gerektirdigi özellikleri binisiklik gösterenler seçilip, ögretmen yetistiren kurumlara yerlestirilmelidirler.

Istenilir bir düzeyde ögretmenlik yapabilmek için, gerekli genel yetenek düzeyinin ne oldugu, bu meslegin gerektirdigi özel yeteneklerin neler oldugu ve hangi ilgi alanlari içerisine girdigi ve ayrica ögretmenlik mesleginin hangi ihtiyaçlari doyurdugu belirlenmelidir. Bu islemi yapmakla, meslegin kimler tarafindan yasatilip yüceltilecegi ve kimler tarafindan meslek olmaktan çikarilacagi belirlenmis olur.

Her meslekte oldugu gibi ögretmenlik meslegini ve bu meslekteki görevleri basarili bir sekilde yerine getirebilmek için de, gerekli olan bir genel yetenek düzeyi vardir. Zihinsel olarak belirlenmis olan bu düzeye ulasmamis kimselerin ögretmenlik meslegine degil de, daha alt düzeyde genel yetenek gerektiren mesleklere yöneltilmesi gerekir. Yapilan bir arastirmada(11), çesitli meslek gruplari arasinda puan ortalamalari bakimindan farklarin oldugu, ögretmenlerin ise 122.1 zekâ bölümüne sahip olmalari gerektigi ortaya konulmustur. Ögretmenlik mesleggenel yetenek yaninda, bir grup özel yetenek örüntüsünü de gerektiren bir meslektir. Ögretmenlik mesleginde farkli branslarin olusu, her brans için yalniz bir özel yetenegin yeterli olacagini düsündürebilir. Ancak sadece bir özel yetenegin zorunlu oldugu branslarin (Müzik ögretmenligi, resim-is ögretmenligi, …, gibi) gerektirdigi görevlerin yerine getirilebilmesinde bile sözel yetenek gibi… farkli yeteneklere de ihtiyaç duyulmaktadir. O hâlde her farkli brans için ögretmenlik mesleginin gerektirdigi farkli özel yetenek örüntüleri belirlenmeli ve farkli branslarda yetismek isteyen ögretmen adaylarinin yetenekleri bu açidan degerlendirilmelidir.

Meslekî faaliyetleri yerine getirebilmek için gerekli olan yetenege sahip olmak basariya, bu yetenegin düsük düzeyde olmasi da basarisizliga yol açmaktadir. Basarisiz olan bireyin meslekten alacagi doyumda düsük olacaktir. O hâlde ögretmenlik mesleginin gerektirdigi genel ve özel yeteneklere sahip olmakla, ögretmenlikten elde edilen doyum arasinda, basaridan kaynaklanan bir iliski oldugu söylenebilir. Günün büyük bir bölümünü ögretmenlik faaliyetleriyle geçiren kisi, bu meslekten doyum elde edemedigi zaman mutsuz ve huzursuz olacaktir. Bu da o kisinin uyum düzeyiyle yakindan iliskilidir. Nitekim yapilan bir arastirmada (Akbaba, 1996), kendilerine uygun meslek seçmede farkli düzeylerde bulunan bireylerin uyum düzeyleri, uygun meslek seçenlerin lehine farkli çikmistir.

Ögretmenlik meslegine ilgi duyanlara bu meslek, tüm özellikleriyle tanitilmalidir. Ögretmenligi tanitma sadece bilgi verme yoluyla degil, bununla birlikte meslekte uygulamalar yaptirarak, yasanti geçirme yoluyla da yapilmalidir. Bu yollarla meslegi gerçek yüzüyle taniyan birey, duydugu ilginin gerçek bir ilgi mi yoksa geçici bir heves mi oldugunun farkina varacaktir. Ülkemizde bu tür bir yasanti kazandirma isi, ögretmenlik uygulamasi (staj) yoluyla yapilmaktadir. Ancak bu da geç kalmis bir hizmettir. Fakülte son siniftaki bir ögrencinin staj sonucundaki meslegi tanimasi, büyük oranda o meslege ilgi duymadigini ortaya koyabilir ancak meslekten uzaklasmasina ve baska bir meslek seçmesine yol açmaz. Çünkü ülkemiz gerçekleri dikkate alindiginda meslek seçimi, Ginzberg’in ifade ettigi gibi büyük oranda geri dönülmezligi içermektedir. Bu nedenle ögretmenlik mesleginin gerektirdigi ilgi, ögrencilere lise çaglarinda tanitilmali, ögretmenlik yasantisi da yine o çaglarda kazandirilmalidir. Ancak bu sekilde iyi bir zamanlamada bulunulmus olur.

Ögrencilerin ögretmenlik mesleginin gerektirdigi ilgiyi tanimasi yaninda, kendi ilgilerini de tanimasi gerekmektedir. Ögrencilerin ilgi alanlari; ögretmenin gözlemlerinden, ögrencilerin kendi ifadelerinden ve ilgi envanterleri sonuçlarindan elde edilebilir. Sinifta ögretmen tarafindan istenenin ötesinde fazla bilgi edinme çabalari, ögrencinin tercihlerinden ya da ilgi alanlarindan kaynakli olabilir. Ögrenciden elde edilen bu bilgiler ögrencinin kendisine tanitilarak, lise 2. sinifta alan seçimi yaparken, lise 3. sinifta meslek tercihi yaparken yetenekleri yaninda ilgisini de dikkate almasina ve sonuçta isabetli seçimler yapip, uygun kararlar vermesinde ona rehberlik yapilmis olur. Ancak ilgi, yeteneklerde oldugu gibi erken yaslarda tespit edilemez. Çünkü ilgi, ergenlik çaginin sonlarina dogru kararlilik kazanir. Bu nedenle ögrencinin ilgisinin, ögretmenlik meslegine yönelik olup olmadigindan ziyade, “sosyal yardim ilgisi” gibi ögretmenlik meslegi için gerekli olan ilgi alanlarinin envanterlerle belirlenmesi daha yararli olacaktir. Ögrencilerin ilgilerini ölçmek amaciyla, gerek dilimize çevrilerek adaptasyonu yapilmis gerekse ülkemizde gelistirilmis olan yeterli sayida ilgi envanterleri mevcuttur.

Ögretmenlik meslegini hem yürütürken hem de bu meslegin gereklerini yerine getirdikten sonra ögretmenligin, meslek mensubuna sagladigi doyum vardir. Meslekî görevler yapilirken saglanan doyum ilgiden kaynaklidir. Gerek ilgiye, gerekse görevleri yerine getirdikten sonra saglanan doyuma meslekî deger denir. Ögretmenlik mesleginin karsiladigi doyum ile bu meslegi seçecek olan bireyin öncelik verdigi meslekî degerinin örtüsüp örtüsmedigine de, meslek seçimi öncesinde dikkat edilmelidir, ögretmenlik mesleginin sagladigi doyumlara diger bir ifadeyle, ögretmenligin meslekî degerlerine öncelikli yer vermeyenlerin ögretmen olmalari sonucunda “bana verilen para kadar çalisirim” gibi ifadelerle karsilasilmaktadir. Halbuki bu sözü söyleyen kisi ögretmen degil de, ticaret gibi meslekî degeri para olan bir meslek mensubu olmaliydi.

Sonuç olarak; genel ve özel yetenekleri, ilgisi, degeri ve kisisel özellikleri ögretmenlik meslegi ile bagdasmayanlarin bu meslege girmeleri engellenmeli, kendi niteliklerine uygun mesleklere yerlestirilmelidirler. Bu islemler yapilabildigi oranda hem ögretmenlik meslegine hem de bu bireylere yararli hizmetlerde bulunulmus olur.

4. Karar Kuramlarina Göre Meslekî Psikolojik Danisma ve Rehberlik

Karar kuramlarina göre; meslek seçecek olan fertlerin etkili karar verme stratejilerini ögrenmeleri gerekir. O hâlde ögretmenlik meslegini seçmeden önce bireylere karar verme stratejileri ile ilgili gerekli bilgiler verilerek yardimci olunmalidir. Etkili karar verme yöntemlerini ögrenen birey, isabetli kararlar alabilmektedir. Bu konuda Clarck ve ark.(12), Gelatt(13), Vromm(14), Bergland(15), Pitz ve Harren(16)’in görüslerinden yararlanilarak bireylere meslek seçimi ile ilgili bilissel yardim sunulabilir. Ayrica karar verme ile, meslek seçme ile ve ögretmen olabilme ile ilgili bir çok grup rehberligi etkinligi Erkan’in(17) ‘Örnek Grup Rehberligi Etkinlikleri’ kitabinda mevcuttur. Bu etkinlikler uygulanarak, gerek meslek öncesinde gerekse meslekte ögretmenleri ve ögretmen olmak isteyenleri yetistirmek mümkündür.

Ögretmenlik mesleginin sagladigi doyum ile bu meslegi seçecek olan kisinin beklentisinin karsilastirilmasi sonucu bireye akilci seçimler yaptirilabilir. Beklentisi parasal olarak kazanç elde etmek olan bireyin, bu ihtiyacini ülkemiz sartlarini dikkate alarak, ögretmenlik meslegi ile doyurulamayacagini bilmesi, bu kisinin isabetli karar vermesine yol açacaktir.

Karar vermedeki uygunluk ve uygunsuzluk, bireyin gelisimiyle yakindan ilgilidir. Bu nedenle aileyi de isin içine çekecek sekilde kararla ilgili gelismeler konusunda bireye danismanlik yapilabilir. Bu konuda okul-aile birliklerinden yararlanilmalidir. Kimi zaman sadece velilere, kimi zaman sadece ögrencilere ve gerektiginde de her ikisine de birlikte, karar verme konusunda bilgi aktarilip, yardimci olunabilir. Kararla ilgili bilgilendirme isi konferans seklinde bilgi aktarmalari yoluyla olabilecegi gibi, ev ödevi teknigi, hipotetik meslekî vakalari tartisma teknigi, grup tartisma teknigi ve meslek oynama teknigi(18) gibi degisik teknikler yoluyla da olabilir.

5. Sosyal Ögrenme Kuramina Göre Meslekî Psikolojik Danisma ve Rehberlik:

Ögretmen adaylari yetistirilirken ögretmenlik meslegi için gerekli özellikleri gelistirici egitim verilmelidir. Bu egitim sirasinda adaylara, ögretmenlikle ilgili -”insan yetistirmekten hoslaniyorum” gibi- olumlu bazi yargilara götürücü ödüllendirmeler yapilmalidir. Bununla birlikte yakin çevredeki iyi ögretmen tutum ve davranislarina sahip ögretmenleri gözlemeleri ve örnek alabilmeleri için olanaklar saglanmalidir. Ögretmen adayi kendi kendini gözlerken, iyi bir ögretmen olacagi yargisina varabilmelidir. Aday bu yargiya, hem baskalarindan (ögretmenlerinden ve arkadaslarindan) duyduklariyla hem de dogrudan kendi yasantisindan hareketle ulasabilmektedir. O hâlde böyle bir ortam ögretmen adaylarina, yetistikleri okullarda saglanmali ve ögretmen yetistiren kurumlar, ögrencilerini istenilir yargilara ulastirici nitelikte yapilandirilmalidir. Bu amaçlara ulasmak için konulan kurallar, davranislar, tutumlar tüm okul personeli tarafindan bilinçli bir sekilde uygulanmalidir.

II. Hizmet Içi Meslekî Psikolojik Danisma ve Rehberlik

Meslek rehberligi, meslek seçimi ile sonuçlanan bir hizmet degildir. Meslege girdikten sonra hizmet içerisinde yetistirmeler sirasinda da, meslekî psikolojik danisma ve rehberlik hizmeti sunulabilmektedir.

Ögretmenler hizmet içi egitim kurslari yoluyla da yetistirilmektedirler. Ancak hizmet içi egitim verilirken bazi eksik ve yanlis uygulamalar dikkati çekmektedir. Kurslar için emekli olmaya yaklasmis kisiler degil, genç ögretmenler seçilmelidirler. Ayrica hizmet içi egitim kurslarinin amaçlari ve bu amaçlara ulastiracak hedef davranislari, açik bir sekilde belirlenmelidir. Kurs çalismalari, bu davranislari gerçeklestirici nitelikte olmalidir. Örnegin; ögretim yili basinda ve yil sonunda ögretmenlere “seminer çalismalari” adi altinda bir çalisma verilmektedir. Bu çalismalarda amaçlarinin ne oldugu ögretmenlerce de pek bilinmeyen ödevler verilmektedir. Bu ödevlerden bazilari sunlardir; “Ögretim metot ve tekniklerini yaziniz”, “657 Devlet Memurlar Kanununun özetini çikariniz”, “ilk okuma yazma ögretiminin özetini çikariniz”. Ögretmenler tarafindan formalite olarak görüldügü için; bu ödevleri ögretmenlerden birisi yaziyor, digerleri de fotokopi ile çogaltarak görevlerini yerine getirmis oluyorlar. Verilen bu ödevler bir çok kaynaklarda oldugu için, aslinda bunun hazirlanmasina bile gerek yoktur. Ihtiyaci olan zaten bu kaynaklara basvurmaktadir. Kaldi ki “seminer çalismalari” ile “yazili ödevler” birbirleriyle bagdasmayan iki farkli durumdur. Belki yazili ödevler, seminer çalismasinin bir parçasi olabilir ama hiç bir zaman tek basina bir seminer çalismasi olarak adlandirilamaz. Dahasi bir fotokopi çektirme isi, asla bir seminer çalismasi olamaz. Ögretmenlerin yararina inanmadiklari bu tür çalismalarin bir an önce asil amacina hizmet edici bir sekle sokulmasi gerekmektedir. Meselâ bu çalismalarin adi “rehberlik hizmetleri, ögretmen meslekî danisma hizmetleri…” seklinde degistirilip, okul psikolojik danismani ya da üniversitelerin ilgili bölümlerinden ögretim elemanlari rehberliginde ögretmenlerin sinif yönetimi, ögretmen-ögrenci iliskileri, ögretim yöntem ve teknikleri, okul-aile is birligi… gibi konularda getirecekleri problemler yine kendilerine çözdürülür ve diger ögretmenlerde bunu izlerse yararli bir hizmet yapilmis olur.

Sosyal beceri eksikliklerinden kaynakli olarak ögretmenler, bir çok hata ve yanlislar yapabilmektedirler. Bazen bu hatalar, disiplin problemleri bile dogurabilmekte, sonuçta ögretmen, ögrenci ve ögretmenlik meslegi zarar görebilmektedir. Tüm bu zararlari önleyebilmek için, hem meslek öncesinde hem de meslek içerisinde ögretmen adayi ve ögretmenlere sosyal beceri egitimi verilmelidir. Bir çok sosyal becerinin küçük yaslarda kazanildigi dikkate alinacak olursa, bu egitim okul öncesi ve ilkögretimden itibaren verilmelidir. Sosyal becerilerin küçük yaslarda gelistirilmesi ile ilgili kitaplar(19) ve ayni sekilde yetiskinlerin sosyal becerilerle donanmalari için hazirlanmis kitaplar(20a)” yazilmistir. Bu ve benzeri eserlerden yararlanabilmek için, ilkögretimden itibaren her egitim kademesindeki ögretim programlari içerisine sosyal beceri egitimi dersleri konulmalidir.

Ögretmenin bir baska özelligi, duyarli olmasidir. Bu nedenle ögretmen adaylarina duyussal davranis egitimi verilmelidir. Bu amaçla yazilmis eserlerden(20b) yararlanilabilir. Duyarlilik egitimi almamis ögretmen, yetistirdigi ögrencilerinin duygu ve düsüncelerini dikkate almadan iletisime girmekte ve onlarda onulmaz yaralara yol açabilmektedir. Kendi görevlerini yapmayan ve duyarli olmadigi için bu eksiginin farkinda olmayan ögretmen, ögrencisini suçlayabilmektedir. Ön siralarda oturdugu taktirde basarili olabilecek olan uzagi göremeyen bir ögrenciyi arka siralarda oturtup, basarisizligini da ögrencinin zekâsi ile iliskilendiren ögretmen, ögrencisini tanima görevini yerine getirmeden, gece geç saatlere kadar is yerlerinde ailesine katkida bulunmak için çalisip ertesi günde derste uyudugu için onu azarlayan ögretmen, bireysel farklar gerçegini göz ardi ederek, zekâca arkadaslarindan geri olan ögrencisini ögrenme güçlügünden dolayi arkadaslari içerisinde azarlayan ögretmen ve daha birçok örnekleri verilebilecek bu ögretmenlerin, acilen duyussal davranis egitimi almalari gerekmektedir. Hizmet içi egitimle bu eksikler tamamlanabilir, ancak daha da önemlisi, ögretmenlige baslamadan önce duyussal davranis egitiminin verilmesidir.

Ögretmenlerin yetismelerinde; gerek okul yöneticilerinin gerekse müfettislerin rehberlik görevlerini yeterince yerine getirmedikleri, daha çok teftis görevlerine agirlik verdikleri gözlenmektedir. Halbuki rehberlik görevleri, ögretmenlerin yetismesinde teftisten daha etkili olabilmektedir. Nitekim teftisin ceza ile birlikte algilandigi tüm ögretmenler tarafindan çok iyi bilinmektedir. Cezanin ise egitici degerinin olmadigi bilinen bir gerçektir. Rehberlik ise ögretmenin eksiklerini görerek düzeltmesine, üstün yanlarini görerek öz saygi düzeyini yükseltmesine yol açan yararli bir yardim sürecidir. Bu nedenle ögretmenlerin yetismelerinde rehberlik görevini yerine getirecek olan yönetici ve müfettislerin, bu görevlerini yerine getirebilmeleri için, öncelikle kendilerinin rehberlik alaninda yetismeleri gerekmektedir.

Kaynaklar

Akbaba, S. Kendine Uygun Meslek Seçmede Farkli Düzeylerde Bulunan Bireylerin Uyum Düzeylerinin Karsilastirilmasi. Atatürk Üniversitesi, Kazim Karabekir Egitim Fakültesi, Arastirma Yayinlari, 1996.

Akkök, F. Ilkögretimde Sosyal Becerilerin Gelistirilmesi. Ankara: M.E.B. Yayinlari, 1996.

Bacanli, F. Bir Meslekî Grup Rehberligi Programi ve Uygulama Kilavuzu. M.E.B. Yayini, 1996.

Bacanli, F. Sosyal Beceri Egitimi. Ankara: Nobel Yayin Dagitim, 1999.

Bacanli, F. Duyussal Davranis Egitimi. Ankara:Nobel Yayin Dagitim, 1999.

Bengland, B.W. Career Planning: The use of sequential evaluated experience. (L: Herr Ed) Vocational Guidance and Human Development), Boston: Houghton-Mifflin Co. 1974.

Clark, R., Gelatt, H.B. ve Levine, L. A decision making paradigm for local guidance research. Personnel and guidance Journal, 44, 40-51.1965.

Celatt, H.B. Decision Making: A conceptual frame of reference for counse ling. Journal of counseling psychology, 9, (3) 240-245.1962.

Ginzberg, E., Ginzburg, S., W., Axelrad, S., ve Herma, J. Occupational Choice: An Approachto a General Theory, New York: Colombia University Press. 1951.

Holland, J.L. Making Vocational Choices: Ateory of Personalities and Work Environment (2nd Ed.). Englewood Cliffs: New Jersey. Pirintice Hall. 1985.

Kuzgun, Y. ve Bacanli, F. Meslekî Olgunluk Ölçegi El Kitabi. Ankara: M.E.B. Yayini 1996.

Kuzgun, Y. Akademik Benlik Kavrami Ölçegi El Kitabi. Ankara: M.E.B. Yayini, 1996.

Kuzgun, Y. Kendini Degerlendirme Envanteri El Kitabi. Ankara: Ö.S.Y.M. Yayini, 1988.

Kuzgun, Y. Meslek Danismanligi Kuramlar Uygulamalar. Nobel Yayin Dagitim. Ankara: 2000.

Pitz, G.R ve Harson, V.A. An analysis of career decision making from the point of view of Information-processing and decision theory. Journal of Vocational Behavior, 6, 95-99.1980.

Serdar, E. Örnek Grup Rehberligi Etkinlikleri. Ankara: Pegem A Yayincilik, 3. baski, 1999.

Super, D.E. A Theory of vocational development. American Psychologist, 8, (4) 185-190.

Super, D.E., Bohn, M.C. Occupational Psychology. London: Tavistock Pub. Ltd. 1970.

Super, D.E., Overstreet, P.L. The Vocational Maturity of the ninth-Grade Boys. New York: Teachers Collage. Columbia University. 1960.

Vromm, V.H. Work and Motivation. Nevv York: John Wiley and Sons. Co. 1964.

Williamson, E. Counseling Adolescents. New York: Mc Graw Hill Book Co. 1950.


 

* Bu makale II. Ulusal ögretmen yetistirme sempozyumunda bildiri olarak sunulmustur.

** Atatürk Üniversitesi Kâzim Karabekir Egitim Fak. Egitim Bil.Böl. Ögretim Üyesi.

(1) E. Ginzberg, Ginzburg, S., W., Axelrad, S., ve Herma, J. Occupational Choice: An Approachto a General Theory. New York: Colombia University Press. 1951.

(2) D.E. Super, A Theory of vocational development. American Psychologist, 8, (4) 185-190.

(3) D.E. Super, Bohn, M.C. Occupational Psychology. London: Tavistock Pub.Ltd. 1970.

(4) D.E. Super, Overstreet, P.L. The Vocational Maturity of the ninth-Grade Boys. Nevv York: Teachers Collage. Colombia University. 1960.

(5) Y. Kuzgun, Meslek Danismanligi Kuramlar Uygulamalar. Nobel Yayin Dagitim. Ankara: 2000.

(6) Y. Kuzgun ve Bacanli, F. Meslekî Olgunluk Ölçegi El Kitabi. Ankara: M.E.B. Yayini 1996.

(7) Y. Kuzgun, Kendini Degerlendirme Envanteri El Kitabi. Ankara: Ö.S.Y.M. Yayini 1988.

8) Y. Kuzgun, Akademik Benlik Kavrami Ölçegi El Kitabi. Ankara: M.E.B. Yayini, 1996.

(9) J.L. Holland, Making Vocational Choices: Ateory of Personalities and Work Environment. (2nd Ed.). Englewood Cliffs: New Jersey. Pirintice Hall. 1985.

(10) E. Williamson, Counseling Adolescents. New York: Mc Graw Hill Book Co. 1950.

(11) Kuzgun, 2000, a.g.e.

(12) R. Clark, Gelatt, H.B. ve Levine, L. A decision making paradigm for local guidance research. Personnel and guidance Journal, 44, 40-51. 1965.

(13) H. B. Gelatt, Decision Making: A conceptual frame of reference for counseling. Journal of counseling Psychology, 9, (3) 240-245.1962.

(14) V. H.Vromm, Work and Motivation. New York: John Wiley and Sons. Co. 1964. Psychology, 9, (3) 240-245.1962.

(15) B. W. Bengland, Career Planning: The use of sequential evaluated experience. (L: Herr Ed) VocationalGuidance and Human Development), Boston: Houghton-Mifflin Co. 1974.

(16) G. R Pitz ve Harson, V. A. An analysis of career decision making from the point of view of information-processing and decision theory. Journal of Vocational Behavior, 6, 95-99.1980.

(17) S. Erkan, Örnek Grup Rehberligi Etkinlikleri. Ankara: Pegem A Yayincilik, 3. baski, 1999.

(18) F. Bacanli, Bir Meslekî Grup Rehberligi Programi ve Uygulama Kilavuzu. M.E.B. Yayini, 1996.

(19) F. Akkök, Ilkögretimde Sosyal Becerilerin Gelistirilmesi.  Ankara: M.E.B. Yayinlari, 1996.

(20a) H. Bacanli, Sosyal Beceri Egitimi. Ankara: Nobel Yayin Dagitim, 1999.

(20b) H. Bacanli, Duyussal Davranis Egitimi. Ankara: Nobel Yayin Dagitim, 1999

Bir önceki yazımız olan Mesleki Grup Rehberligi başlıklı makalemizde meslek, ve rehberlik hakkında bilgiler verilmektedir.


Google'dan Gelen Aramalar

  • mesleki rehberlik kuramları
  • mesleki danma kuramlar
  • holland tipoloji kuramı
  • mesleki rehberlik kitapları
  • mesleki rehberlik kuramlar
  • mesleki rehberlikte is uyumu kurami
  • özellik faktör kuramcıları kimlerdir
  • özellik faktör kuramı
  • özellik faktör kuramı nedir
  • özellik faktör uyumlu kuramlar
Etiketler:, , ,

Benzer Konular

  • Teknoloji Fakülteleri Ve MTOK
    Teknoloji Fakülteleri Ve MTOK

    Teknoloji Fakülteleri Ve MTOK MTOK Nedir?   MTOK’un anlamı, Mesleki ve Teknik Ortaöğretim Kurumları demektir. Üniversite adayları muhtemelen bazı bölümlerin yanında MTOK kelimesini görmüştür ama ne olduğuna dair bir bilgisi ...

  • Sınav Tarihleri 2013
    Sınav Tarihleri 2013

    Sıra Sınavın Adı Sınav Tarihi BaşvuruTarihleri 1. Yükseköğretime Geçiş Sınavı 2013-YGS 24.03.2013  02.01.2013 15.01.2013 2. Jandarma Okullar Komutanlığı Jandarma Astsubay Temel Kursu Giriş Sınavı 2013-JANA 06.04.2013 28.01.2013 15.02.2013 3. Yabancı ...

  • Meslek Seçiminde Nelere Dikkat etmeliyiz
    Meslek Seçiminde Nelere Dikkat etmeliyiz

    Meslek Seçimi Yaparken Hangi Kişisel Özelliklerimizi Göz Önünde Bulundurmalıyız? Yapılan anketler ve çevremizde gördüklerimizden, tanıdıklarımızdan ya da belki de kendimizden bildiğimiz gibi üniversite mezunlarının bir çoğu kendi mesleklerini yapmıyorlar ve belki ...

  • Boşanmış Aile Çocuklarıyla Psikolojik Danışma
    Boşanmış Aile Çocuklarıyla Psikolojik Danışma

    BOŞANMIŞ AİLE ÇOCUKLARIYLA PSİKOLOJİK DANIŞMA Yapılan araştırmalarda boşanmış aile çocuklarının diğer çocuklara göre psikolojik sorunlar yönünden iki kat daha fazla risk altında olduğu belirlenmiştir. Boşanmış aile çocukları daha çok davranış ...

  • Mesleki Grup Rehberligi
    Mesleki Grup Rehberligi

    BIR MESLEKI GRUP REHBERLIGI PROGRAMI VE UYGULAMA KILAVUZU (BACANLI, 1996)   AMAÇ: LISE ÖGRENCILERININ MESLEKI OLGUNLUKLARINI GELISTIRMEK   I.                  OTURUM a.     Mesleki grup rehberliginin genel amacini ve grupta uyulmasi gereken ...

Sizde Yorum yapın